• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • YİĞİT KÖROĞLU'NUN MEKANI
    • İDRİS DAĞINDA EVEREST'İ YAŞAMAK
    • DÜNYANIN GÜZELLİKLERİNİ GEZEREK GÖREBİLİRSİN
    • ŞANLI BAYRAĞIMIZ ZİRVEDE
    • ÖZGÜRLÜĞE BEDEL BİÇİLEMEZ
    • ADRENALİNİN SON NOKTASI
    • BİZ BİR AİLEYİZ
    • DAĞCILIĞIN YAŞI YOKTUR ESENCE DAĞI - 3.549 m
    • TÜRKİYE DAĞCILIK FEDERASYON BAŞKANI ALAATTİN KARACA
    • .


17 Çanakkale

                                      17-ÇANAKKALE

Fiziki Yapı

   Çanakkale topraklarının yarısı ormanlarla kaplı, geri kalan yarısı da ekime elverişlidir. Ekime elverişli olmayan kısım % 3’tür. Arazinin % 15’i ovalardan, % 45’i dağ ve yaylalardan ve geri kalan % 40’ı platolardan ibarettir. İl toprakları oldukça dalgalıdır. Orta kısımlar daha çok tepelik bir görünüş içindedir. Arazi volkaniktir.

   Dağları: Marmara bölgesinin Uludağ’dan sonra en yüksek dağı Kazdağı (Karataş Tepesi, 1774 m), Çanakkale ili içindedir. Diğer dağlar Kazdağı etrafında yer alırlar.

   Kırlangıç Tepe (1339 m), Gürgen Dağı (1450 m), Arpatarla Tepe (1307 m), Tekekaya Tepe (1383 m), Katran Dağı (1330 m), Susuz Dağı (1010 m), Eğrimermer Tepe (1398 m), Ardıçbaşı Dağı (1355 m), Kalafat Tepe (1417 m), Kalburcu Tepe (1307 m)ve Sazak Tepe (1184 m)dir. İlin Rumeli yakasındaki en yüksek dağ Koru Dağ olup 726 m’dir. İlin Işıklar Dağının uzantıları Boğaz ve Saros Körfezine dik yamaçlar şeklinde iner. 400 metreden azdır. Bunlar Yassı Tepe (374 m), Kömür Tepe (404 m), Bakacak Tepesi (253 m), Üveylik Tepe (363 m), Gâziler Tepesi (260 m), Karaburun Tepe (423 m) ve Kocaçimen Tepe (305 m)dir. Gökçeada’nın en yüksek yeri Tepeköy (678 m), Bozcaada’nın ise Göztepe (192 m)dir. Yaylaları azdır. Biga Yarımadasında ve Ayvacık yakınlarında bulunur. ( 1 )

Dağlar

Çanakkale ilinin toprakları, genellikle dağ ve tepelerle kaplı alanların vadilerle parçalanmış engebeli görünüşündedir. En yüksek dağı 1767 metre ile Kaz Dağı’dır. Gelibolu Yarımadası’nda Tekir Dağlarının uzantısı olan Koru Dağı 726 metre yüksekliktedir. Diğer yüksek dağlar, kaz dağı dolaylarında yer alır. Biga yöresinde kuzeydoğu, güneybatı yönünde uzanan 500-1000 mt. arasındaki az yüksek sıralar, dalgalı bir görünüm Gelibolu Yarımadası’nda, boğazdan Saroz Körfezine doğru basamak basamak bir yükselme görülür. 400 metreye yaklaşan, tepeler dik yamaçlarla Saroz Körfezine iner. ( 2 )

Çanakkale ilindeki önemli dağların isim ve özellikleri ( 3 )

SIRA NO DAĞIN ADI RAKIMI m. ROTA BAŞLANGICINDAKİ YERLEŞİM YERİ VE RAKIMI m. ÖZELLİĞİ


1-Kazdağı    :1.774 Yenice-Karaköy-335 m. Adı yeter, şelaleleri, mesire alanları, temiz oksijeni, ormanıyla mükemmel. Ana zirve Balıkesir il sınırları içindedir. Onlarca doğa yürüyüş parkurları vardır.

2-Sakar tepe :1010 Yenice-Sazak köyü-538 m. Doğa yürüyüşü yapılabilir.

3-Umurbey tepe:  923 Merkez-Akçalı köyü-390 m. Ege denizi, boğaz ve Saos dağı manzaralıdır.

4-Kiraz tepe  : 920 Yenice-Ballıçay köyü-347 m. Doğa yürüyüşü yapılabilir.

5-Kayacı tepe  : 825 Yukarışapçı köyü-339 m. Ege denizi ve Saos dağı manzaralıdır.

6-Armutçuk tepe : 814 Yenice-Bekten köyü 299 m. Doğa yürüyüşü yapılabilir.

7-Dede Tepe    : 719 Lapseki-Yaylalar köyü-386 m. Tam bir yuvarlak tepe, Marmara deniz manzaralı

8-Koru Tepe  : 675 Gelibolu-Bayramiç köyü-116 m. Saroz körfezi ve Marmara deniz manzaralı, yeşili mükemmel.

Tablodan da görüldüğü gibi Çanakkale il sınırları içinde en yüksek tarihte efsanelere konu olmuş 1.774 metre yüksekliğindeki Kaz dağı zirvesidir. İldeki dağların hepsinde yeşil örtü ve ormanlık alanlar bulunmaktadır.( 3 )

ÇANAKKALE İLİNDE KALE DAĞCILIK

Kale Dağcılık sporcuları olarak Çanakkale ile Balıkesir illerinin ortak zirvesi olan Kazdağı zirvesine kale dağcılık olarak 3 defa ziyaret yapılmıştır. İlkinin 08-09-10 Haziran 2012, ikincisinin -04-05-06 Haziran 2016 yılında yapıldığı tırmanışın son tarihi ise 22-23 Haziran 2017 tarihinde yapılmıştır. İlk tırmanışa 12 sporcumuz katılmıştır. Ekibi tanıyalım; Ali Osman Coşkun, Zeynel Uğur, M.Ali Kaya, Ekrem Erdurucan, Gökhan Pesek, Hayri Özdemir, Bekir Laleli, Tahir Taşdemir, Emir Çelik, Vedat Durudoğan, Fatih Öztürk ve ekip başkanı Mehmet Tanrıverdi.

Sonuç olarak; Çanakkale ilimiz dağcılık konusunda büyük çoğunluğu ve ana zirvesi Balıkesir ilinde kalan Kaz dağı olmasa dağcılık konusunda çok yetersiz bir il olarak gözükmektedir. Ancak, dünyaca ünlü Kaz Dağı, Ayvacık ‘a bağlı Küçükkuyu’da yer alan Mıhlı Şelalesi ile diğer küçük tepeler, yeterli ormanı ve kendine özgü yeşil örtüsüyle çok sayıda dağcıları ve doğaseverlerin ilgisini çekmektedir. ( 3 )

NOT: Çanakkale ili ilgili bilgiler 9 günlük bir çalışma ürünüdür. Çalışmaya Google Earth dünya haritasından önce Çanakkale il sınırları birebir işaretlenerek başlandı. Daha sonra sınırlar içindeki dağların yükseklik ve yerlerininbirebir tespiti yapıldıktan sonra Türkiye fiziki haritalardan ve diğer kaynaklardan destek alınarak dağların bilgileri tamamlanmıştır. İlaveten 3 defa yapılan tırmanış bilgileriyle projeye katkı sağlanmıştır.

ANILARIMIZ:

2.EKİBİMİZ KAZ DAĞLARINDA

Bugüne kadar kendi olanaklarıyla il dışında Kırıkkale’yi birçok defa başarıyla temsil eden Kale Dağcılık ve Doğa sporları kulübü üyeleri bunlara bir yenisini daha ekledi.

Kale dağcılık ve doğa sporları kulübü Balıkesir Dağcılık İl Temsilciliğinin düzenlediği geleneksel trans için üç günlüğüne Balıkesir’e gitti. Bu yıl 8–10 Haziran 2012 tarihleri arasında 10. yapılan Kaz dağları Sarıkız transına katıldı.

Kaz dağları dünyada Amazon ormanlarından sonra oksijenin en bol (%55 oranında)olduğu bölgedir. Güneşe hasret bırakacak kadar sık ormanla kaplı bir bölgedir. Fatih Sultan Mehmet gemilerini karadan yürütmek için gerekli ağaçları buradan götürmüştür. Mitolojide İDA dağı olarak geçen Kaz dağları ilk güzellik yarışmasının da yapıldığı yerdir.

Kırıkkale’yi temsil eden ekipte Mehmet Tanrıverdi liderliğinde Vedat Durudoğan, Emir Çelik, Fatih Öztürk, Ali Osman Coşkun, Ekrem Erdurucan, Gökhan Pesek, Bekir Laleli, Mehmet Ali Kaya, Hayri Özdemir, Zeynel Uğur ve Tahir Taşdemir yer aldı. Sarıkız transı yaklaşık 80 km lik zorlu bir yürüyüş parkurudur. Dağcılarımız ilk kez böylesi uzun soluklu bir yürüyüşü yapacak olmalarından dolayı heyecanlıydılar.

Aracımız 7 Haziran Perşembe günü saat 21.00 de kulüp önünden yolcuğuna başladı. Ertesi sabah saatler 07.30 u gösterdiğinde Balıkesir – Edremit otogarında diğer illerden gelen ekiplerle buluşuldu. Balıkesir Dağcılık il temsilciliğinin düzenlediği etkinliğe Konya, Manisa, İzmir, Kocaeli’den toplam 52 sporcu katıldı. Kale dağcılık kulübü en kalabalık ikinci ekibi oluşturdu.

Edremit’ten araçlarla önce Çanakkale-Bayramiç’e ulaşıldı. Burada erzak temini yapılarak Çırpılar köyüne hareket edildi. Yol boyunca Ege’nin yemyeşil bitki örtüsü ve denizi bize eşlik etti. Saatler 12.00 gösterdiğinde köye iki saatlik bir mesafede araçlardan inildi. Tüm sporcular bir araya gelerek kendilerini tanıttı. Daha sonra birinci kamp bölgesi Çırpılar köyü göledine yürüyüşe geçildi. İki saat süren yaklaşık 5km lik orman ve meyve bahçeleri içindeki yürüyüş sonunda kampa ulaşıldı. Kamp alanı etrafı çam ağaçlarıyla çevrili, içinde ördeklerin yüzdüğü göletten oluşan harika bir yerdi. Biraz dinlendikten sonra çadırlar kuruldu. Ev sahibi Balıkesir Dağcılık il temsilciliğinin ikramı olan köfte, ayran ve höşmerim tatlısı ile açlıklar giderildi. Köyün misafirperver delikanlısı Murat’ın getirdiği yöreye özgü kirazlar da bir harikaydı. Kamp ateşi etrafında çay eşliğinde sohbetler edildi. Bu sohbette rehberimiz Fehmi Bey Sarıkız efsanesini anlattı. Bir zamanlar yörede bir baba kız varmış. Baba kızını amcasına emanet ederek hacca gitmiş. Aylar sonra dönünce sarıkızının hakkında kötü şeyler denildiğini duymuş. Kızını öldürmeye karar vermiş. Kızını kaz gütmek için dağa götürmüş. Zirveye yaklaştıklarında abdest almak için kızından su istemiş. Nasılsa suyu getiremez ben de onu öldürürüm diye düşünmüş. Fakat sarıkızı kısa bir süre sonra suyla geri dönmüş. Baba suyun tuzlu olduğunu ve kızına suyu nereden getirdiğini sorunca, kızı denizden getirdiğini söylemiş. Denizden o kadar uzaktayken bu kadar çabuk sürede getirmesinden kızının erdiğini anlamış. Baba kızdan bir daha haber alınamamış. O günden beri Kaz dağlarının üç zirvesi Babadağ, Sarıkız, Karataş ismi ile anılmaya başlanmış. İşte Sarıkız efsanesi böyleymiş. Uzun sohbetler sonunda saatler 22 yi gösterdiğinde herkes çadırlarına çekildi. Artık sessizlik zamanıydı. Duyulan tek ses kurbağaların ve ördeklerinkiydi. 1.günün sonu

SARIKIZIN İZİNDE

2.GÜN

Ertesi sabah saatler 05 i gösterirken uyanış başladı. Güneş henüz doğmamıştı. Kahvaltılar edilerek çadırlar ve diğer malzemeler araçlara yüklendi.06.00 sularında araçlarla köyün meydanına ulaştık. Burada kısa bir mola verildi. Araçlarımız bizden ayrılıp ikinci kamp bölgesi olan Ayazma’ya hareket etti. Sporcular ise sırtlarına çantalarını alarak 06.30 da yola koyuldu. Şirin çırpılar köyünün dar sokaklarından geçerek orman yoluna çıkıldı. Sokağın birinden geçerken yolda sevimli bir ninemiz bizi uğurladı. Köyün sakinleri çok misafirperver ve güler yüzlü insanlardı. Sabah kahvaltısında içmemiz için keçi sütü sağıp getirmişlerdi. Hatta köydeki düğünlerine davet ettiler. Burada tabiat insanı büyülüyordu. Etrafımızdaki çam ağaçları, meyve bahçeleri, çeşitli otlar, ötüşen kuşlar ve gürül gürül akan dereler bizi mest ediyordu.. Kaz dağları bu bakımdan ülkemizde dağcılığın en güzel yapıldığı yerlerin başında geliyor. Boyu en az 40m olan sık çam ağaçları arasında ve mis gibi kekik kokusu eşliğinde yürüyüş devam ediyordu. Tırmanış süresince çok yükseklerden dökülen şelalelerin önünde hatıra fotoğrafları çekildi. Yüksek çam ağaçları arasında zirveye doğru yorucu bir tırmanış yapıldı. Bu arada küçük ama yorucu bir macera da yaşandı. Rehberimiz sağa dönmesi gereken yerde sola dönünce rotadan epey sapıldı. Hatasını fark edince 2 km lik mesafeyi geri yürümek zorunda kaldık. Orman içinde geçen zorlu 8 saatlik tırmanış ve inişler sonunda kamp bölgemiz Ayazma’ya ulaştık. İkinci günde yaklaşık 30km lik bir mesafe alındı.

Biraz dinlenip derenin soğuk suyuna girerek yorgunluk atılmaya çalışıldı. Acıkan karınlar doyuruldu. Çaylar yudumlandı. Çadırlar kurulup dinlenmeye geçildi. Ertesi günkü daha yorucu olacağı söylenen yürüyüş için güç depolandı.

Ayazma içinden gürül gürül derelerin aktığı ve şelalelerin coşup gürlediği bir mesire alanıdır. Burada insan huzur buluyor. Etrafta alabalık lokantaları var. İnsanlar uzak yakın yerlerden buraya piknik için geliyor. Çevrenin temiz kullanılmaması, çöplerin akan dereye atılması göze hoş gelmiyordu. Buna rağmen doğa güzelliğini kimseden saklamıyor, bizden sadece daha fazla özen istiyor. 2.gün sonu

SARIKIZ ZİRVESİNDEN EGE DENİZİNE BAKIŞ

3.GÜN

Son gün daha erken başladı. Saat sabah 04 te kalkıldı. Kahvaltı yapılıp çadırlar araçlara yüklendi. Saat 05.00 de hazırlığını yapan tüm sporcular tek sıra halinde yürüyüşe geçti. Manisa ekibinden iki bayan sporcunun fire vermesinden dolayı sayı 50 ye düştü. Yine harika doğa eşliğinde zorlu ve uzun yolcuğun ilk adımları gün ağarırken atılmaya başlandı. Son etap en zor olandı. Bu sebeple yeterince su ve erzak taşınması söylendi. Yaklaşık yetmiş derecelik eğime sahip sık çam ağaçlarının içinden uzun bir süre tırmanış yapıldı. Oldukça güç ve dayanıklılık isteyen bir yürüyüş yapılıyordu. Su ihtiyacı gitgide artıyordu. Neyse ki küçük su kaynakları imdada yetişiyordu. Saat 12.00 olduğunda Kaz dağı milli park alanına ulaşıldı. Burada buz gibi akan iki tane çeşmeden susuzluklar giderildi ve şişelere su dolduruldu. Çünkü yol daha uzundu ve başka kaynak da yoktu. Moladan sonra Kaz dağlarının üç zirvesinden en yükseği olan 1746 m lik Karataş’a çıkıldı. Burada hatıra fotoğrafları çekildi. Asıl hedef olan 1726m lik Sarıkız zirvesine yürüyüşe geçildi. Bulunduğumuz yer endemik türlerin olduğu bir bölgeydi. Sadece burada yetişen bitki türleri vardı. Bu yüzden tek sıra halinde doğaya zarar vermeden ilerleniyordu. Taşlar üzerlerine sim dökülmüş gibi parlıyordu. Toprak ise oldukça nemliydi ve basınca çöküyordu.

Bir süre sonra Sarıkız zirvesine ulaşıldı. Etrafımız çamlarla kaplı iken zirvenin 100 m altında orman bitiyordu. Zirveye daha önceleri çıkanlar etraftaki taşlara bezler bağlamışlardı. Yöre insanı buraya adak için kullanıyordu. Zirveden baktığınızda Ege denizi ayaklarınızın altında uzanıyordu. Olağanüstü güzellikte bir manzaraydı. İçinizi değişik duygular kaplıyor ve mutlu oluyordunuz. Çünkü bunu görmek herkese nasip olmuyordu. Zirvede toplu hatıra fotoğrafı çekildikten sonra bitiş noktasına doğru inişe geçildi.1726m den 300 m deki Sarıkızın yaşadığı Güre -Kavurmacılar köyüne zorlu ve uzun süren bir iniş yapıldı. Yol boyunca harika manzaralar fotoğraflandı. Saatler 18.30 u gösterdiğinde tüm sporcular başarılı bir şekilde bitiş noktasına ulaşmıştı. Üçüncü günde yaklaşık 35 km lik bir mesafe alınmıştı. Çeşmeden akan soğuk suyla kendine gelen sporcular birbirlerine esenlik dileyerek eve dönüş yoluna koyuldular.

Kale dağcılık ekibi üzerlerindeki üç günün yorgunluğunu Akçay’ da Egenin serin sularında yüzerek attılar.

Piknik havasında yenilen akşam yemeğinden sonra dönüş yoluna çıkıldı. Ekip üyelerinde ilk defa yapılan bu zor fakat güzel işi başarmanın mutluğu yüzlerinden okunuyordu.11 Haziran pazartesi günü saatler 12 ye gelirken yolculuk başladığı yerde bitmişti.

Fatih ÖZTÜRK-KULÜP ÜYESİ-GSM: 0536-731 61 73

FOTOĞRAF SIRALAMASI

1-İl tabelası
2-6.998 km. den Çanakkale
3-1.434 km.den Çanakkale
4-301 km.den Çanakkale
5- ve sonrası Kale Dağcılık fotoğrafları

Kaynaklar:

( 1 ) http://www.cografya.gen.tr/tr/canakkale/fiziki.html
( 2 ) http://www.canakkalekulturturizm.gov.tr/TR-70467/cografya.html
( 3)-Google Earth+ Metin Atun

Fotoğraflar:

1-http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=1974175 —İl tabelası
2- Google Earth+ Metin Atun

Derleyen ve  Hazırlayan :Metin Atun-Kırıkkale Dağcılık İl Temsilcisi.Kırıkkale-03.06.2019

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam31
Toplam Ziyaret57893
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.75905.7821
Euro6.54306.5692
Hava Durumu
Anlık
Yarın
33° 33° 19°
Saat